Sana Dün Sapphire’den Baktım Ey İstanbul

Şehirlere yukarıdan bakmaya bayılırım. Gittiğim hemen her yerde de bunu yaparım. O şehrin ya da meydanın en yüksek binası neresiyse oraya çıkar, şehrin eteklerinin nerelere uzandığını ve binaların gökyüzüyle buluşmasını izlerim. İstanbul içinse favorim tabii ki Galata Kulesi, kaç kez çıktığımı hatırlamıyorum bile 🙂 Ama bugün ben size bir süredir merak ettiğim, sonunda bir toplantı sebebiyle çıkma şansı yakaladığım Sapphire Seyir Terası’ndan bahsetmek istiyorum.

Türkiye’nin en yüksek, Avrupa’nın ise ikinci en yüksek binası olarak geçiyor 261 metrelik Sapphire binası. Seyir terası ise 236’ncı metrede. Giriş katından asansörle çıkıyorsunuz, ben toplantıya geldiğim için ücret ödemedim ama 15TL olduğunu öğrendim. Asansördeki görevli eşliğinde, ne kadar hıza ulaştığınızı görerek, ben azami hızı 17.8 km/s olarak gördüm, 53 saniyede yukarıya ulaşıyorsunuz. Asansörde çalışan arkadaşın söylediğine göre ilk başlarda 22 saniyede tamamlanıyormuş yolculuk, fakat çalışanlar ve gelen ziyaretçiler basınçtan rahatsız olmuşlar ve süreyi uzatmışlar.

Asansörden inince hemen karşınızdaki kapı terasa çıkıyor, sola doğru dönünce kafeden geçerek merdivenlerden üst kattaki toplantı salonuna daha doğrusu etkinlik alanına ulaşıyorsunuz. Burası sanırım artık binanın en üst katı oluyor, burada da 2 taraftan manzarayı görebiliyorsunuz. Yani buraya geldiğinizde etkinlik sıkıcı bile olsa, bir şekilde vakit geçer 🙂 Toplantı sonrasında bu katta fazla takılmadım, hemen aşağıya inip Seyir Terası’na çıktım. Kocaman bir balkon gibi, oturup etrafı izlemeniz ve bir şeyler yiyip içebilmeniz için cam kenarında masa ve sandalyeler mevcut. Buradan Tüm boğazı izleyebiliyorsunuz; Köprüleri, Karadeniz ve Marmara Çıkışlarını, Kuleli Askeri Lisesi, Kız Kulesi hatta Adalar’ı minyatür boyutlarda görebiliyorsunuz. Bu noktada İstanbul’u kaplayan binaları ve aralarda kendini göstermeye çalışan yeşili izlerken biraz içiniz burkulabilir, ama İstanbul nerede başlıyor, nerede bitiyoru görmek için de iyi bir seçenek.

Seyir keyfim bitince kafe kısmına geçtim, şöyle bir menüye bakayım, neler var diyerek. Sıcak ve soğuk içecek, kek, sandviç, çörek seçenekleriyle oldukça kalabalık bir menü… Bitki çayları sallama değil doğaldı,burdan kalbimi kazandılar ve burada İstanbul’a karşı bir Türk kahvesi içilir dedim; kahvenin yanında kurabiye ve “Ayva Çiçeği Şurubu” geldi, ki çok hafif şekerli tadıyla kahvenin yanına çok yakışmış… Biraz da oturduğum yerden seyreyledikten sonra manzarayı, hediyelik eşya kısmına geçtim, magnet koleksiyonuma yeni bir parça ekleyebilir miyim acaba diye… Buradan isterseniz İstanbul ve Sapphire temalı kupa, tişört, saat, kutu vs alabiliyorsunuz. Başka ne yapabilirim derseniz de, duvarlarda Sapphire’le ilgili ve çeşitli ülkelerdeki bu tarz binalarla ilgili, Eyfel Kulesi vs bilgi bulabilir, karşılaştırma yapabilirsiniz. Bir de SkyRIDE var, uçuş simülasyonu; sizi Sapphire’in tepesinden alan helikopter, 4 boyutlu gözlüğünüzle, Boğaz, Kız Kulesi, Ayasofya, Topkapı Sarayı, Sultanahmet, Yerebatan Sarnıcı ve Taksim’i gezdirip tekrar Sapphire’e indiriyormuş. Seyir terası ve simülasyonu beraber alırsanız, ücreti 25TL, buna girmediğim için yorum yapamayacağım.

Hazır havalar güzelken, iyi bir görüş ve güzel fotoğraflar için önemli, siz de İstanbul’a yukarıdan bakmak ve ucunu bucağını görmek isterseniz, detaylara http://www.istanbulsapphire.com/index_seyir.html adresinden ulaşabilirsiniz. Hatta belki güzel bir gün batımı yakalar ve yorumlarınızı paylaşırsınız…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s