Sakıp Sabancı Müzesi ve Rembrandt

Yemyeşil bir bahçe karşıladı bizi Sakıp Sabancı Müzesi girişinde. Hoşgeldiniz dedi havuzdaki nilüferler ve yanı başlarındaki merdivenlere doğru buyur ettiler bizi. Yavaş yavaş, yasemin ve iğde kokularını içimize çekerek yukarı çıktık ve Atlı Köşk’ün önüne geldik. Emirgan günümüzün ikinci yarısına başladık…          Buraya Atlı Köşk denmesinin sebebi müzenin ana binası olan, 1950-1998 yılları arasında Sabancı […]

Tıka Basa Polina Sefası

İstanbul’un en sevdiğim zamanlarındayız… Uzun süren bir kışın ardından bahar, bu sene daha bir değerli sanki… E o zaman bu baharın bol bol keyfi sürülmeli, tadı çıkarılmalı… dedik ve sevgili anne&babamın gelişini de bahane ederek maaile düştük Polonezköy yollarına. Tam evden çıkarken başlayan yağmur bir an acaba (mı?) dedirtse de, renklerin cümbüşünü izleme hevesimizle yola […]